Aşktan yana şansım yoktur. Genelde yanlış yolu seçtim sayılır. Hani o tvlerde iyiler kazanır centilmen ol romantik falan filan (ki bulsam onu diyenleri kazıklara oturtacağım) öyle olmaya çalıştım hep. Ve 20 küsür yılın üstüne öğrendim ki olay bu değilmiş. Kötü olmak gerekiyormuş, maço, hep kızan, hep fırçalayan hep sorgulayan, ağlatan, sıkıntı yaratan biri olmak gerekiyormuş. Tamamen kaosa yönelikmiş bu aşk hikayeleri. Ve ilginçtir istisnasız arkadaşlarımın kız arkadaşları, arkadaşlarımın onca hakaret, fırçalamaları bağır çağırlarını işittikçe o cocuklara olan sevgileri arttı arttı. Şaşırmamak elde değil.
Kaos konusu ile alakalı bir latince söz diyeceğim yazının devamında ki sanırım bu Aşk olayı için de kullanılıyormuş. ben bunu öğrendim. (yazım okunsun diye ara reklam verdim
)
Şimdi bakıyorsun gençlere, facebooka müdehale, msn ye müdahale, telefona müdahale, arkadaşlara müdahale, herşeye müdahale. Yani bir nevi erkek kızın hayatını satın alıyor ve kızlarda nedense bu duruma bayılıyorlar. Yani o özgürüm olayı hikaye.
Anlamıyorum yani mizacım gereği, iyi niyetliyim, yardım etmeyi de severim. Kişiyi tanımama gerek yok. Birinin mutluluğunda bir katkım var ise çok mutlu olurum. Kızlara yardım edersin karşılık beklemeden maksat milletin işi görülsün diye, diğer erkeklerden farklı olursun. karşındakine potansiyel kız arkadaş diye değil yardım isteyen biri diye bakarsın. (Yanlışmış bunlar haaa) .
Yıllarca bu 4S kuralına da karşı oldum hep ve hala da karşıyım ama gel görki işler böyle yürüyormuş. Neden kafaya takacak mışım ki? Neden süper bir hayat vermeye kasacakmışım ki? Neden iyi bir birlikteliği mutlu bir başlangıcın üstüne inşaa edecekmişim? Neden tatlı söz ile işleri yoluna sokacak mışım? İyi niyet ile, paylaşım ile düşünce ile, önemseme ile bu işlerin olmadığını gördüm.
Herhalde öyle geliyorki kadınlar sevilen tek değil, bir başkası yerine tercih edilen olmayı seviyorlar. Onlara kız arkadaşı olan erkekler daha çekici geliyor olsa gerek. Bilmem belki bu kadınlar arasında bir görünmeyen mücaadele vardır.
Neyse devam edeyim…
Sürekli sevgilini sorgulama, sürekli sınırlar koyma, sürekli onun için endişelenme, sürekli eleştirme, sürekli üzme ve bunun sonucunda erkeğe deli gibi aşık(herhalde) bir kadın. Çok ilginç. Aklım kabul etmiyor bunu nedense. Bu böyle olmamalı. Acaba böyle mi? Yani sopa ile mi olacak bu işler? Binlerce yıl geçmesine karşın insan yine aynı insan. Kimse çıkıpta kadının üstünlüğü eşitliğinden filan bahsetmesin çünkü kadınların tavırları, onların eşitlik istediğini göstermiyor.
Yani düzeni sağlamak için bir kaos ortamı yaratılmalı herhalde. Üniversite yıllarında , gençliğin verdiği heves ve heyecan ile komplo teorisi kitapları çok okudum. Bunlardan biri de Illuminati dir. Bu kitaptan yıllar geçmesine rağmen aklımda kalan iki latince cümle vardır. Biri konumuz ile alakalı olmayan Novus Ordo Seslerum dur. Diğeri ise yukarıda anlattığım olay için aklıma gelen tek ve yegane kelimedir. Bu kelime ile dünyada hükümetler hükümranlıklarını hala sürdürüyorlar. Hala bu yöntem ile insanlar yönetiliyor ki kadınlar da sanırım bunun ile yönetilir.
O kelime de Ordo Ab Chao dur. Yani Kaosdan Kaynaklanan Düzen. Şimdi bakıyorum çevremdeki arkadaşların pek çoğu bu şekilde yönetimi tutuyorlar ellerinde ve pek çoğu da başarılı. Yani kadınlar böyle tipleri seviyorlar herhalde ki öyle gözüküyor tüm dünyaya bakınca. Güce tapan insanlar topluluğu. Hepimiz öyle güce tapıyoruz ve kadınlar da öyle gözüküyorlar. Her ne kadar eşitlikten yana boş konuşulsa da hepsi herşeyi düşünen ve bu konuda tek kararı veren erkeklere bayılıyorlar.
Şimdi yukarıdakilere bakarak ben ne Ordo Ab Chao yu yapabilirim ne de başkasını. Huylu huyundan vazgeçemiyor. Mezara gidecek bu karakter. (sevgili okur affına sığınarak bir ek yapayım. Mezara gidecek bu karakter cümlesinin sonuna bir aq koymak acayip geldi içimden nedense.)
Posting tweet...
Düşünceni paylaş :)