Çok yazık. Toplumumuzdaki kadın algısı, gerçek ev kadını beklentisi bu şekilde malesef. Kadın dediğin evinde oturacak çocuk yapacak ve yemek filan. Bu da erkeğinin onu ne kadar sevdiğinin göstergesi herhalde. Kadın başka şehire giderken yanında biri gönderilecek. Tek başına gidemez kesin birşey olur. İstanbul burası belli mi olur. Sanki 20 milyon nüfusun içinde bulunan 10 milyon kadının başına bir iş geliyor. Muazzam bir korku. Ya başına bir iş gelir ise.

Bugünlerde bir arkadaşın hayırlı iş olayları var, kendisi İstanbul’a gelecek. Enişte adayı da diyormuş ki tek gelmesin burası İstanbul. O olsa onu yalnız bırakmazmış. falan filan.

Peki ne yapmalı? Burası İstanbul ya, kadını eve kapamalı üstüne kapıyı vurup dışarıdan kilitlemeli anahtarı da yutmalı ve akşam gelindiğinde kadını çıkartıp biraz dışarıda hava aldırmalı. Öyle ya burası İstanbul.

Muhafazakar kesimdeki kadın bakışı hala böyle. Eğer kadın öğretmen ise bir mesele yok o genelde rahat şekilde dışarı çıkabiliyor filan ama kadın eğitimli değil ise , ya da şöyle üniversite eğitimi yok ise o default olarak hizmetçi ev kadını moduna giriyor. Yapacağı iş bellidir. Yemek yap çocuk yap evi temizle. Bu kadar. Bunları yapıyorsan sen en iyi kadınsın. Yani bir bakıma hayatını kocan ve çocukların için feda et. Senin yaşamana gerek yok, arada kocan ile alışverişe çıkarsın o kadar.

Bu yaz İspanya seyahati kazanmıştım Nokia’dan. Yanımda birini götürmem gerekiyordu. Ben de hiç tereddüt etmedim hatta başından beri planımdaydı. Ablam’ı götürecektim tatile. Ödülü kazandığımda hemen onu aramıştım fakat çalıştığı için cevaplamadı, bir bakıma mundar olmuştu sürpriz. Gerçi sonra o aradı beni baya da sevinmişti. O ara çıktığım bir kız yoktu ki onu götüreyim ayrıca olsa bile Ablam’ı götürecektim. Malum aile yapıları. Evlense kocası onu gezmeye götürmez. Çünkü toplumumuzda böyle bir aile yapısı yok. Herkes ben mi karısını koluna takıp gezdirsin. (Şimdi evli değilim ama böyle bir hayat yaşayacağım). Muhtemelen Ablamın evleneceği kişi tatile gitmeyi Ailenin evine veya köye gitme olarak bilecek. Farklı yerler gör diye birşey olacağını sanmıyorum ki umarım yanılırım. İlk farklı yer seyahatlerinde buraya yazacağım.

Neyse asıl konuya gelelim.  Şu aralar muhafazakar kesimde bir modernleşme görülebiliyor ama bu hala çok zayıf. Kadınlar için hala pek çok sınırlar ve kadınlara güven yok. Başına bir iş gelir aman şu olur aman bu olur. Tevekkül diyoruz aslında. Elinden geleni yap gerisini Allah’ın kudretine bırak.  Ama malesef muhafazakar diye takılan kesimde bu pek yok. Hep bir göz altında tutma hep bir kısıtlama sınırlandırma filan. Kadınları eve kilitlemeli böylece düşünecek birşey kalmaz geriye.

Burada evlenmenin amacını da sorgulamak lazım böylece. Neden evlenmeli? Evde yemek pişmesi için mi? Ev işleri için mi? Bu iş için hizmetçiler de var yani illa evlenmenin gereği yok. Şunun için evlenmeli. İslami hayata göre çocuk yapmak için evlenmiş olması gerekiyor ve ben de buna sonuna kadar katılıyorum. O kadar geniş değilim malesef evlenmeden önce ilişkiye girmek İslami kurallara göre büyük günahlardandır. Ama bu günahı işleyenlerin affedilip edilmeyeceği Allah’ın işidir. Bırakalım yargılamayı o yapsın.

Eş evde hizmetçi olmamalı, sabahtan akşama kadar hayatını evde yaşayan biri olmamalı. Sosyal bir hayatı olmalı. Kendi kararlarını verebileceği en azından fikrinin danışıldığı biri olmalı. Madem hayatı paylaşamıyoruz ve bir kişinin daha yükünü erkek olarak omuzlarımıza alıyoruz bu eziyeti çekmenin alemi nedir?

Şu anda arka planda bir kemençe dinliyorum. Baya güzel çalıyor gençler. İlk yazım olduğundan konu biraz dağınık olmuş ıolabilir. Asıl demek istediğim evlendiğimiz zaman bir eş alıyoruz bir hizmetçi veya köle değil.

Kadınlar konusunda yazacak çok şeyim var aslında. Bu ilk olsun.